Kendini tanımak bazen yetmez. İçinde neyin, nereden hareket ettiğini de görmen gerekir.
9 Eylül Çarşamba başlıyor
3 hafta · 3 canlı yayın
Bazı davranışlarını çok iyi biliyorsun.
Çabuk öfkelendiğini biliyorsun.
Kontrolü bırakmakta zorlandığını biliyorsun.
Hep aynı tip insanlara çekildiğini fark ediyorsun.
Hayır demen gereken yerde sustuğunu da görüyorsun.
Hatta üzerinde yıllardır çalıştığın konular bile olabilir.
Peki insan kendini fark ettiği hâlde aynı davranışı neden tekrar eder?
Çünkü "ben bunu neden yapıyorum" sorusunun cevabı her zaman düşüncede bulunmaz.
Bazen beden tehlike algılar. Bazen nefis arzu ettiğine yönelir. Bazen kaybetme korkusu insanı kontrole iter. Bazen suçluluk vicdan zannedilir. Bazen susmaya teslimiyet adı verilir.
Kendini okumayı öğrenmediğinde bunların hepsi birbirine karışır.
İnsan içinden gelen her sesi aynı yerden zannettiğinde kararlarını da o karışıklığın içinden verir. Bu atölyenin bütün meselesi bu ayrımı yapabilmek.
İki harita, tek insan
Tasavvuf nefsin hâllerini okur. Doğu öğretilerindeki çakra sistemi insan deneyimini bedende tarif edilen merkezler üzerinden ele alır.
NEFSİN HÂLLERİ
Emmâre
Levvâme
Mülhime
Mutmainne
Râdıye
Mardıyye
Kâmile
BEDENSEL MERKEZLER
Kök
Sakral
Solar pleksus
Kalp
Boğaz
Alın
Taç
Yaptığımız şey: aynı insana iki ayrı pencereden bakmak. Bir tarafta nefsin hareketi, diğer tarafta bedenin cevabı.
Bazen maneviyat dediğin yerde beden konuşuyor
Bunların hiçbiri tek başına teşhis değildir. Ama hepsi okunabilecek veridir.
"Tevekkül edemiyorum."
Bedeni sürekli tehlike bekleyen birinin önce güvenlik meselesini konuşması gerekir.
"Para benim için önemli değil."
Kaybetme ihtimali doğduğunda beden alarma geçiyorsa, orada başka bir hikâye vardır.
"Ben çok sabırlıyım."
Belki de yıllardır söylemesi gerekeni söylemiyordur.
"Kalbime doğdu."
Korku da, arzu da, beklenti de insanın içinden konuşur.
"Ben affettim."
O ismi duyduğunda beden hâlâ kasılıyorsa, affın neresindeyiz?
Yaşam Okuryazarlığı tam burada başlar.
Yedi alanda ne okuyacağız
Her alanda önce nefsin o hâlini, sonra bedenin aynı alandaki cevabını çalışıyoruz.
ALAN 1
Emmâre · Köklenme
Güvenlik, korku, hayatta kalma
Kontrolü kaybetmek seni neden bu kadar zorluyor? Para, ev, beden, gelecek ya da ilişki söz konusu olduğunda zihin neden hemen en kötü ihtimale gidiyor?
Dürtünün davranışı nasıl ele geçirdiğine, korkunun kontrol ihtiyacına nasıl döndüğüne ve bedenin güvenlik arayışına bakacağız.
إِنَّ النَّفْسَ لَأَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ
Yûsuf Sûresi, 53
ALAN 2
Levvâme · Arzu ve Duygu
Haz, suçluluk, kendini kınama
Bir şeyi çok istiyorsun. Yapıyorsun. Sonra kendine kızıyorsun. Bir süre kendini tutuyorsun. Sonra yeniden aynı yere dönüyorsun.
Bu döngüyü yalnızca "iradesizlik" diye okumak yeterli mi? Levvâme, insanın davranışını artık görebildiği ama gördüğüyle ne yapacağını henüz bilemediği yerdir.
وَلَا أُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ
Kıyâme Sûresi, 2
ALAN 3
Mülhime · İrade ve Ayırt Etme
Güç, sınır, içinden gelen ses
İçinden gelen her şey sezgi değildir. Her korku da yanlış değildir.
İnsan kendi içindeki sesleri tanımadığında arzuyu işaret, kaygıyı sezgi, dürtüyü ihtiyaç zanneder. Yolun en kaygan yeri burasıdır.
فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَاهَا
Şems Sûresi, 8
ALAN 4
Mutmainne · Kalbin Sükûneti
Bağlanma, güven, itmi'nan
İnsan ne zaman gerçekten huzurludur? Her şey istediği gibi olduğunda mı, yoksa istediği gibi olmayanın içinde de merkezini koruyabildiğinde mi?
Sükûnetin nereden geldiğine ve sürekli dışarıdan tamamlanma ihtiyacına bakacağız.
أَلَا بِذِكْرِ اللَّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ
Ra'd Sûresi, 28
ALAN 5
Râdıye · Ses, Sınır ve Rıza
İfade, söz, kabul
"Büyütmeyeyim." "Boş ver." "Allah'a bıraktım." "Ben idare ederim."
Bu sözlerin arkasında gerçekten rıza mı var, yoksa çatışmadan kaçınma mı? Rıza susmak değildir; insan olanı kabul ederken kendi sözünü de söyleyebilir.
ارْجِعِي إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةً
Fecr Sûresi, 28
ALAN 6
Mardıyye · Görüşün Değişmesi
Algı, zan, feraset
İnsan dünyayı olduğu gibi gördüğünü sanır. Oysa gördüğümüz şeyin içine geçmiş deneyimlerimiz, beklentilerimiz ve korkularımız karışır.
Niyetin temiz olması, gördüğün her şeyin doğru olduğu anlamına gelmez. Kendi gördüğünden bu kadar emin olduğun yerde gözünden kaçan ne olabilir?
مَرْضِيَّةً
Fecr Sûresi, 28
ALAN 7
Kâmile · Bütünlük
Söz, hâl ve kulluğun birbirini tutması
Son bölüm bir "ulaştım" iddiası taşımıyor. Kendimize manevî derece vermeyeceğiz.
Mertebenin kendi kaynaklarındaki yeri; neyin âyet, neyin geleneğin adlandırması olduğu ayrı işaretlenir.
٣
İlgili merkez
Çakra sisteminde o alanın nasıl tarif edildiği — kendi geleneği içinde, olduğu gibi.
٤
Beden farkındalığı
Nefsin ısrarı ile bedenin savunma tepkisini ayırmak. Bu ikisi benzer görünür, aynı şey değildir.
٥
Nefes
Alana uygun nefes uygulaması.
٦
Murakabe
Sessiz oturuş. Konuşanı dinleme pratiği.
٧
Tefekkür ve amel
Deftere yazılacak tek soru, hayata taşınacak tek küçük uygulama.
Bu çalışma ne vaat etmiyor?
Sana hangi nefis mertebesinde olduğunu söylemeyecek.
Çakralarının "açık" veya "kapalı" olduğuna dair bir teşhis koymayacak.
Her bedensel belirtinin manevî bir sebebi olduğunu iddia etmeyecek.
Dinî kavramlarla başka geleneklere ait kavramları birbirinin kanıtı olarak kullanmayacak.
Tedavi, terapi ya da tanı yerine geçmeyecek.
Başkasını okuma aracı olmayacak. Kimseye mertebe biçilmez.
Burada yapacağımız şey daha sade: gözlemlemek. Nefsin hareketini, bedenin cevabını, tekrar eden davranışı ve insanın Allah'la ilişkisinde nerede durduğunu daha dikkatli okumak.
Bu çalışma kimler için?
Kendini yıllardır geliştirdiği hâlde bazı konularda neden aynı yere döndüğünü merak edenler
Nefsi yalnızca "kötü istekler" üzerinden tanımak istemeyenler
Beden ile maneviyat arasındaki ilişkiyi daha dikkatli incelemek isteyenler
Çakra sistemini merak eden, fakat bunu kendi inanç dünyasına karıştırmadan öğrenmek isteyenler
Tasavvufî kavramları günlük hayattaki davranışla ilişkilendirmek isteyenler
İnsan kendisinde ne olduğunu okuyamadığında her zorlanmayı aynı yöntemle çözmeye çalışır. Korkuya nasihat eder, bedensel alarma irade göstermeye çalışır, arzuyu ihtiyaç zanneder.